Uzmanlar Arasında Hiyerarşi ile İlgili Y. Kararı

Bunu Paylaş:

Yargıtayca, işyerinde iş güvenliği organizasyonunun iş güvenliğine ilişkin tedbirlerin uygulanmasını sağlama görevinin kime ait olduğunun tespiti noktasında dikkate alındığı, A sınıfı iş güvenliği uzmanının C sınıfı iş güvenliği uzmanının amiri konumunda görev yapıp yapmadığının araştırılmasının istendiği yargıtay kararı.

Yargıtay Kararı:

 

12. Ceza Dairesi         2015/13910 E.  ,  2017/807 K.




“İçtihat Metni”Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a-4, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık … hakkında; CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat

 

Taksirle öldürme suçundan sanık …’in mahkumiyetine, sanık …’ın beraatine ilişkin hükümler, sanık … ve müdafii, katılan vekili ile üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Lösev Eğitim ve Sağlık Kampüsü Lösemili Çocuklar Kenti inşaatını yapan … Mesken Sanayi AŞ’nin 12.01.2013 tarihli sözleşme ile inşaatın kaba işleri olan kalıp, beton ve demir işlerini … İnşaat Tur. Müh. Tic. ve San. Ltd. Şirketine verdiği, bu inşaatta 06.03.2013 tarihinden itibaren kalıpçı olarak … İnşaata bağlı olarak çalışan 1988 doğumlu …’in 18.05.2013 günü saat 09.15 civarında, inşaatın 2.katına yapılmış olan masa kalıp çıkartma platformuna (masa kalıpların inşaatın üst katlarına, kule vinç ile çıkarılabilmesi için balkon şeklinde yapılan platform) konulmuş olan masa kalıbın 3.kat zemin seviyesine yakın bir seviyede olan üst platformuna çıkması, platformu tutan 4 ayaktan bir tanesinin kısa bırakılmış olması nedeniyle masa kalıbının dengesinin bozularak işçinin masa kalıpla beraber zemin kat beton zeminine düşmesi neticesinde vefat ettiği olayda, öncelikle iş yerinde A sınıfı iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığı tespit edilen…’in duruşmaya çağrılmak suretiyle C sınıfı iş güvenliği uzmanı

olarak çalışan …’in amiri konumunda olup olmadığı, iş güvenliğine ilişkin tedbirlerin uygulanmasını sağlama görevinin kime ait olduğu, çalışma sırasında işçilerin kim tarafından kontrol edildiği, ikazlara uyulmaması durumunda kendilerince ve iş veren şirketçe ne gibi işlem yapıldığı hususlarında beyanı tespit edilip, dosyada mevcut risk değerlendirme raporunda iş verenlerin kalıp işi yapan işçilere baret, eldiven, ayakkabı, gözlük, emniyet kemeri gibi kişisel koruyucu donanımları vererek kullanmalarını sağlayacağı ve kontrol edeceği belirtilmiş olması ve bu konuda sorumlu kişinin şantiye birim sorumlusu, İş Sağlığı ve Güvenliği görevlisi ve alt işveren sorumlusu olduğunun da belirtilmesi karşısında yüklenici firmada olay tarihinde görev alan şantiye birim sorumlusu, İş Sağlığı ve Güvenliği görevlisi ve alt işveren sorumlusunun kim olduğu ve bu kişilerin beyanları tespit edilerek,
hazırlık aşamasında alınan 15/06/2013 tarihli bilirkişi raporunda, sanık …’in asli, sanık … Işık’ın tali kusurlu, yargılama aşamasında alınan 29/03/2013 tarihli
bilirkişi raporunda ustabaşı …’in ve müteveffa …’in asli kusurlu, sanık …’in tali kusurlu, sanık …’ın kusursuz olduğu, 02/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda ise müteveffa …’in asli kusurlu, ustabaşı …’in tali kusurlu, sanık … ve …’ın kusursuz olduklarını belirtilen raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesinin ilgili bölümlerinde bulunan uzmanlardan oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alındıktan sonra sorumlu kişiler ile tanık beyanlarına göre ekip başı/usta başı olduğu belirtilen … ve diğer sorumlular hakkında dava açılıp, bu davalar birleştirildikten sonra, tüm sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 11/04/2014 tarihli sarf kararı uyarınca 750.00-lira bilirkişi ücreti, 28/06/2013 günlü sarf kararı uyarınca 450.00-lira bilirkişi ücreti ve 18/05/2013 tarihli sarf kararı uyarınca 124.28.00-lira otopsi masrafının yargılama giderlerine dahil edilmeyerek yargılama giderinin noksan tahsiline karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık … hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi yerine infazı kısıtlar biçimde hapse çevrileceğine karar verilmesi,




Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin, sanık ile müdafinin ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir