Taşeronun İSG Yükümlülüğü Yargıtay Kararı

Bunu Paylaş:

İmzalanan taşeronluk sözleşmesinde, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması yükümlülüğünün taşerona verilmiş olması halinde, asıl işveren sorumlu tutulmamış.




12. Ceza Dairesi         2018/8039 E.  ,  2019/3054 K.

 

“İçtihat Metni”Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : a) Sanık … bakımından; CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat
b) Sanıklar …, …, …, … bakımından; TCK’nın 85/1, 62, 50/4, 52/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanıklar …, …, …, …’nün mahkumiyetine ve sanık…l’ın beraatine ilişkin hüküm, sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık … hakkında verilen beraat, sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet kararları bakımından yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin kusur durumuna, ceza miktarına ve sair nedenlere ilişkin, katılanlar vekilinin ise ceza miktarlarına ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararı bakımından yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;




Sanık hakkında Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/10 esas ve 2008/60 karar sayılı kararı ile belirlenen 12.100 TL tutarındaki adli para cezasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce verilen 2012/10702 karar sayılı kararı ile yetersiz araştırma yapılması gerekçesi ile bozulduğu anlaşılarak, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında ilk hükümde belirlenen ceza tür ve miktarının kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden yazılı şekilde neticeten 15,200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (5.) maddesinin “dördüncü” paragrafından sonra gelmek üzere, “06/02/2008 tarihli, 2007/10 Esas, 2008/60 Karar sayılı ilk hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 307/4. maddesi dikkate alınarak, sanık hakkında 12.100 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararı bakımından yapılan incelemede;
Olay günü dosya sanıkları … ve …’nın ortakları olduğu… Elektrik Ltd. Şti. Bünyesinde elektrik ustası olarak çalışan…’in, … AŞ adlı firmadan taşeron olarak alınan elektrik hatlarının yer altına alınması işinde çalışırken tırmandığı elektrik direğinde elektrik akımına kapılarak öldüğü olayda, kazanın meydana geldiği alanda ölenin işvereni durumunda olan sanıklar Kani ve Kerim’in hazır bulundukları,… Elektrik Ltd. Şti. tarafından görevlendirilen…’ın da şantiye şefi sıfatıyla kazazede ölenin yanında bulunduğu, sanık …’nün yetkilisi olduğu … AŞ ile… Elektrik Ltd. Şti. arasında imzalan taşeronluk sözleşmesindeki iş güvenliğine ilişkin bölümde, meydana gelebilecek kazaları önleme amacıyla tedbirler alma yükümlülüğünün… Elektrik Ltd.

Şti.’ye verildiği, bu nedenle sanığın ve yetkilisi olduğu… AŞ’nin meydana gelen neticeyi önleme hususunda bir yükümlülüğü bulunmadığı anlaşılmakla atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir