Vekaletname Sorumluluk Kapsamı Yargıtay Kararı

Bunu Paylaş:

İşveren vekili sorumluluğu kapsamı için vekaletname kapsamının dikkate alınması, onaylı defterde belirtilen konularda alınması gereken önlem tedbir ve kararları verme sorumluluğunun suç tarihinde kimde olduğunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanması gerektiği belirtilmiştir.

 

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

Esas Numarası: 2018/6330

Karar Numarası: 2019/11919

Karar Tarihi: 17.12.2019

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,

Olay tarihinde 16 yaşında olan mağdurun, olay günü abisinin izinli olması nedeniyle yerine çalışmaya geldiği Zirve Bims isimli işyerinde çalıştığı sırada, paletleri üst üste getirerek taşınmasını sağlayan ve robot diye tabir edilen makine ile dizili biriketlerin arasında sıkışarak ölmesi ile sonuçlanan olayda, adı geçen şirketin resmi ortaklarının temyiz dışı sanık … ve sanığın oğlu olan … olduğu, ancak ortakların babaları olan sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın ilgilendikleri, sanığın oğlunun askere gittiğinde kendisine vekaletname bıraktığını, kapsamının ise ödemeleri takip etmekle ilgili olduğunu, işyerinin idaresi ile ilgili olmadığını söylediği, mahkemede de yine mali işlere baktığını beyan ettiği, sanığın mağdurun işyerine çalışmaya geldiğini bilmediği beyan ettiği, temyiz dışı sanıklardan … ile bir kısım tanıkların kolluk ifadelerinde mağduru …’nın iş yerine çağırdını beyan ettikleri, ölenin abisi olan Mücahit’in ise kolluk ifadesinde, izin alma durumunu yetkililere söylediğinde …’in raporlu olduğu sürede kardeşinin işe gelmesini istediğini beyan ettiği, temyiz dışı sanıklardan İsa’nın ölü muayene tutanağına geçen beyanında işyerinin sahiplerinin … ve temyiz dışı sanık …’ın olduğunu belirttiği, sanığın kardeşi olduğu anlaşılan kollukta bilgisine başvurulan …’in ise 15 gündür işyerinde çalıştığını belirttiği, olay tarihinden yedi gün önce iş güvenliği uzmanının iş güvenlik defterinde Makine çalışan bölgelere emniyet şeridi çekilmesi, uyarı ikaz levhalarının fabrika geneline asılması, makina kullanma talimatarının asılması gibi çeşitli konularda notunu düştüğünün anlaşıldığı olayda sanık mahkemece ölen…’i yaşına ve bünyesine uygun olmayan tehlikeli işlerde çalıştırmış olması, robot adı verilen briketi taşıyan iş aletini günümüz teknolojik şartlarına göre uygun ve emniyetli bir şekilde olmaması, o gün çalışan…’i güvenli bir şekilde iş yerinde çalışması noktasında bilgilendirmemiş, eğitmemiş olması nedeni ile asli kusurlu kabul edilmiş ise de, sanığın sorumluluğun kapsamı noktasında mevcut ifadeler doğrultusunda kuşkuya düşüldüğü, öncelikle sanığın bahsettiği vekaletnamenin temini sağlanması, adı geçen …’in şirketteki sorumluluğunun araştırılması, varsa o şirkete ait organizasyon şemasının, görev tanımlarını içeren belgelerin getirtilerek, 19.11.2014 tarihli iş güvenlik defterinde belirtilen konularda alınması gereken önlem tedbir ve kararları verme sorumluluğunun suç tarihinde kimde olduğunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanması, bu doğrultuda iş güvenlik uzmanının beyanına da başvurulduktan sonra sanığın kusurunun tespiti için dosyanın yeniden iş güvenlik uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek görüş alınmasından sonra sanığın hukuki durumlarının tespit edilmesinde zorunluluk bulunması,

Kabule göre ise ;

Sanık hakkında sonuç 2 yıl 1 ay hapis cezasında, ceza miktarı itibariyle de olanaklı olmadığı halde, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmama gerekçeleri arasında sabıkasız olan sanık hakkında hatalı olarak sanığın “üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmış olması” gerekçesine yer verilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir