İşyeri Hekimi Haksız Fesih Yargıtay Kararı

Bunu Paylaş:

Bir işyeri, bünyesinde çalıştırdığı işyeri hekimini işten çıkarıp, daha ekonomik olarak OSGB’den hizmet almak istemiş ancak, Yargıtay haksız fesih olduğuna hükmetmiş.

7. Hukuk Dairesi 2015/26613 E. , 2015/24436 K.

“İçtihat Metni”




Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından işe iade davası açamayacağını, davacının işveren vekili sıfatına haiz olduğunu, firmanın son dönemlerde yaşadığı ekonomik sıkıntı nedeniyle bir takım ekonomik önlemler alınması gerektiği, davacının yapıtğı işin mahiyeti gereği davacıya uygun başkaca bir pozisyon yaratılmasının da mümkün olmadığını, işçi sayısının azalmasına bağlı olarak salt işyeri hekimi ve sağlık memuru çalıştırmak yerine daha ekonomik olan aynı zamanda daha fazla alanda hizmet alınmasını sağlayan tüm organize sanayi firmaları tarafından da tercih edilen OSGB ( Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) adı altında ve işyeri dışında kurulu

birimlerden işyeri hekimi, sağlık ve güvenlik birimi ihtiyacını karşılama kararı alındığını, böylece daha uygun bir bedelle işyerinde zorunlu olması gereken işyeri hekimliği ve işyeri güvenliği ihtiyacı sağlandığını, bu nedenlerle davacnın iş aktine geçerli nedenlerle son verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 6/a maddesine göre “Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir”.
Madde ve madde gerekçesi değerlendirildiğinde, “Kanun iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin belirlenen sürelerle işyeri bünyesindeki personel tarafından verilmesini esas almakta, ancak işyerinde uygun vasıflara sahip personel bulunmaması halinde bu hizmet işyeri dışındaki ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden alınabileceğini belirtmektedir.
Dairemizce yeniden yapılan değerlendirmede, madde ve madde gerekçesinin açıklığı dikkate alınarak, işverenin ortak sağlık ve güvenlik biriminden hizmet alabilmesi için, öncelikle görevlendirdiği ve kendi işçisi olan işyeri hekimi veya diğer personelin görev tanımı içinde belirtilen niteliklere sahip olmaması gerekir. İşveren önce personelin bu niteliklere sahip olmadığını ortaya koyacak, bu niteliklere sahip değil ise ortak sağlık biriminden hizmet alımına gidecektir.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren davacı işyeri hekiminin işyeri hekimi olarak görev yapamayacağına, kısaca bu yönde niteliklere sahip olmadığını ortaya koyamamıştır. Bu nedenle fesih geçerli nedene dayanmamaktadır. Davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,




3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 (beş) aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Alınması gereken 27.70 TL harçtan peşin yatırılan 25.20 TL harcın tenzili ile bakiye 2.50 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6. Davacının yapmış olduğu 109,75 TL’den ibaret olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Dosyada bulunan kullanılmayan gider ve delil avanslarının ilgilisine iadesine,
9. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 7.12.2015 tarihinde KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir